ÇİÇEK DÜRBÜNÜ
ÇİÇEK DÜRBÜNÜ
genç bir adam
gergin adeleleriyle
-nolmuş yani
nolmuşu mu var
kaç kez geçtim bu sokaktan
kaçıncı sultan yaptırdı ya
şu camiyi- şu cami minaresi
- neyse
kılıç gibi gergin şu cami minaresi
şu cami minaresinden çiziktirilmiş
bulutsu yaraları göğün
-
ulan sokakta da adım başı
köpek boku
adım başı
tükrük sakızı
bazen yağmur yağınca
ışık ışık olur hani
asfaltın üstü
ışık ışık- katran aynası
ve çözümlerim ışığı
:yağmurlar artığı
nasıl nolmuş yani
ben diyorum ki
herkes
ama herkes
öğrenmeli
neden viyana savaşı
neden karacaoğlan
niçin unuttum adımı
neden arnavut kaldırımında
büyür yeşil otlar direnci
-
her çiçek koparışımda
bir yasa:
güzeli pazularında
sıkan mel’un zorba
gülolog da diyebilirdim kendime
çardak gülü turuncusu
mesela
bu arabanın rengi
bu araba doğudan
aksak doğar
motor seslerinden
cızırdar sabahın
direkleri
saatte bilmem kaç km
hızla boyar kaldırım
kavislerini
hadi oradan lan hadi oradan
herrrrkes öğrenmeli diyorum
herkes
bön bakıyor bana hala
hep aynı adam
diyorum ki ona:
-bilir misin
ḥaraka rijāl ath-thiyāb as-sawdāʾyı
neden çarklılarla
gelir zamanın atları
neden internet devrimi
ve ben niçin unuttum adımı
adam:
-
adam:
-hm
hassiktir be!
bana sakın söyletmesin
nolmuşunu
nolmuşu şu:
ben yürüyordum
ve yılgın düştüm ansızın

Comments
Post a Comment