Posts

Showing posts from October, 2023

KIYIYA VURAN SANRILAR

Image
  KIYIYA VURAN SANRILAR Akdeniz! su üstünde akkorsuz köpükler   içi boş ampül zeytin işliğinin yanından dondurma reyonları geçiyor   paraşütle atlanıyor çamların iğnemsi kızıllığından ulan venedik savaşı- ulan ikinci pius ulan mantua konsili  yani bok kırığı çam sakızı sigismondo mundo MAGNVS 7 ADMIRATVS cehennem ehli  condottiero et sultanum turchorum turchorum turchorum sultan mehmed suyun kulakta sayıklaması  bir bütün akdeniz siren’leri: “haydi buraya! şanlı hiçkimse bizim sesimizi dinleyesin .. buradan çok şeyler öğrenerek uzaklaş- biliriz bereketli yeryüzünde olanları” sahil kenarlarında taş kafatasları ve haliçe kadar duyumsamak mümkün “bereketli yeryüzünde olanları” karga sesleriyle göksüz siren’lerden  ve tayfasız denizler kadırgaları ağıraksak magnum admiratum  Râz-ı ‘ışkı ‘âşikâr itmege tâkat bulmasa  Sînesinde nâvek-i dil-dûzlar pinhân olup machomet bei ve avrupadan bir şeyler  daha ucuz ürünler oyunlar elektro...

BİR YUNAN ÇÖMLEĞİNE KASİDE - ÇEVİRİ

  Bir Yunan Çömleğine Kaside Sen hep bakire gelini sessizliğin,      Sen sükutun evlatlığı ve ağır zamanın, Orman perisi yalnız sen anlatabilirsin     Şiirimden daha tumturaklı bir masal: Hangi sarmaş dolaş efsane dadandı suretine     Yüce ya fani ya da ikisi de olan, Tempe’de mi yoksa Arcadia vadisinde?     Hangi insan ya da tanrılar bunlar? Hangi arzusuz kız? Hangi çılgın arayış? Hangi çaba kaçmaya?        Hangi kaval ve defler? Hangi vahşi cezbe? Bilindik ezgiler tatlıdır, fakat duymadıklarımız     Daha tatlı, bundandır, narin kavallar çalın; Dünyevi kulağa değil, ama, daha sevgilisine     Çalın duyulmamış şarkılarını ruhun: Güzel gençlik, ağaçların altında, sen terk edemezsin     Şarkını, terk edemezsin o ağaçları çıplaklığa;             ...

YIKIMIN ANATOMİSİ

Image
                                                                                       Karel THOLE YIKIMIN ANATOMİSİ A. I. Gözlerinizi açın! gözleriniz ki ufuklardır karabatakların yeltendiği Ve sabah- kapıma vuran  taşlar ile gözlerim hep açıktır uzak ışıklı yıldızlar gibi karanlığa saçıktır sözlerim II. köksüz savrulan ot sarılığında ellerim mahirdir bir şeyler yapmaya mahirdir dilim güzel koşumlar vurmaya öyle ki bir ot bir  yabani ot atlanır ellerim dokunduğunda ellerim işte ki mahirdir birçok çiçek adları biçebilir henüz ilk ad kurulmamışken III. bir cumartesi günü avında o sürekte- o isyankar ziyafette dehlendi kalpleri öküz elleri ve öküz ayaklarıyla oysa ne vardı ki insan için insan olmaktan başka sonra böğürtüle...