KALGI
KALGI
Beni sakın o ağaca götürmeyin
Sakın kavlak yeşilliğinden bıktım
sayvan yapraklarına uzunca baktım
beni artık paklamaz getirdikleri
sergenlerdeki salak gelin
kim demiş zamanında oldukça diriydi
işte şimdi sölpümüş gövdesi onun
ah onun kel kahya dalları upuzun
ne de çok karışır güneşlere
geceyi getiren ahmak elleri
serinlik berkitirmiş sıcaklarda
ona baktıkça fakat terliyor bulut
yıkılsın artık bu eski kalıt
ağaçlar mesela esivermesin
kaskatı dursun toprakta
o ağacı sakın bana getirmeyin
beni zaten arasa da bulamaz
derimi soyutladım biraz
bedenim kırmızı meşin
beton ağaçlar arasından geçtim, işte tam böyle
benle ödendi masrafları yere çakılan yıldızın
yerine iki ampül mıhladık

Comments
Post a Comment