OVAYA ÇOLAK METHİYELER




 OVAYA ÇOLAK METHİYELER


1.

Horafol Pokarom İstavroz

yükseklere düşen yalnız iz

üç çocuk az arsa az unekmek

betik mi?- betik yok. yalnız elifba

burnaz adam fakir adam derede

yıkanır. belki ağarır diye orman


orman nasıl ağarsın ko yemyeşil

ev çimil çimil safi rutubet, ince hastalık ah

baba otuzmotuzdu apansızın işte apansız

-düşündü ölmek ne kolay gurbette. yedi yaştı iki kız kardeş

lerze ateşlikte. is karası oda ko nasıl ağarsın

çocuk ellerde ince bir çubuk 

seksek oynanır yani lepe

“benim babam molla dedemdi, geçen sene vefat”

“kuku kuşu kuku kuku kurban ayit beni evine”      

2.

şırşırşır şır şır şır çağıl çağıl

iki rengi bölen o ses, iki düşünceyi-

gitmeli muhakkak gitmeli. kalmalı

kalmalı kalmalı ormangülleri henüz açmadı

renklerin harcı değilim beni anam doğurdu

belki de arıiğnesinde bir özdüm. sarı saçlı

belki anam doğurdu yalnızlığını


her şey undandı her şey un

bembeyaz kesiliyordu kardeşlerim

cılız bir ateşin değirdiği tozdan


küçük çaçaron yalağuz yapyalağuz

eloğluna ibadullah bizde tamtakır

beyaz konuşuyordu bi adam kahvede

bembeyaz kesiliyordu anam da 

ben konuşur gezerdim damkoruklarıyla

       Pırtlatırdım pırtlardı henüz bahar gelmeden çuha

uzak ovalardan çağırırdı beni

okuma bilmeden uzanık yazıt

yontardım çocukluğumu- 

kanatırdı düz olan ne varsa.



3.

foraaaa- uşaklar ileri ileri


bir gece yola çıktım bir gecede bıyıklandım

bir gecede anam kesti sütten

bir gecede ağladı kardeşim 

bir gecede dere yaslandı

bir gecede kirazlar tomurcuk

bir gecede bir gecede soyut ekmek

bir gecede alçak yağmur damda


bir gecede evi yok ederek ilerledim


her şey bir gecede oldu ya da hiçbir şey



4.

dıgıdık dıgıdık mı hayır dık- eşek

oldukça aksak ve ağır gece

heybede bir eski peksimek

yol izbe gök kör orman ince


oberon oynaşıyor çamlarda

geçilecek dağlar eskisi bir geçit

ay katık çocuk küçük güneş yalıt

bir yaz gecesi bilinemez açlıkta


rüya mı olanlar hayır- ne?

yıllardır gerçekle uyudu

uçarı bir rüzgara yumdu

gözlerini siyahın ininde


üç gün oldu evsiz-belki yirmi yıl

babasına gitti toprakta danıştı

kör peygamber yok yumurta yok fol

her şey hani ağarık undandı


böyle böyle gün ağardı- ayakları göverdi

mor artığı öte yazlar bürüdü vâsi ovaları






5.

bayburt

ovası 

önde

arkada

kambur 

istif 


rüzgar çantada

tayfa meraksız

tayfa çocuk

şarkı ayartır

ova köşelerine

binlerce ölü


şarkı tek:


“kuku kuşu kuku kuku kurban ayit beni eviMe”


dıgıdık dıgıdık dıgıdık- bu sefer at

her şey undandı hani gözü beyazladı

beyazlıkta bir nokta günah gibi kara- eşkiya

gitmeli muhakkak gitmeli


yaklaşıyor yaklaşmakta olan

eşek aksak eşek ağır ko nasıl Icarus

vurdukça terliyor gündüz- vurdukça

hasta gibi köpürdüyor bulutlar

çocuğun saçlar bulut bulut

annesiz okşuyor bakır çalığı

yontuk kafası yuvarlak artık


yaklaşıyor yaklaşmakta olan


kaçmalı kaçmalı

kaç

ma


düşerek devirdiği gündüz

-gece doğuyor çolak çolak



6.

Elem düzlüklerinden geçti 


kendini etnaya atmaya muhakkak

hakikat’en zayıf ellerinin getirdiği

     sarıağı        bulutlarlaa


hakikatı işin ovadan-


Elem düzlüklerinden geçti


lethe’de yıkandı muhakkak

adını evini unuttu

    kapkara        sularlaa



hakikatı işin ovadan ço-


Elem düzlüklerinden geçti


muhakkak


her şey undandı hani her şey un

dünyayı altına altına altına aldı

ko her yer akpakça ağarsın


ovalar ve tavsamış güneş cascavlak

görklü sütunları grekin bundandı beyaz


hakikatı işin ovadan çolak çıkılır


“kuku kuşu kuku kuku kurban doyur doyur beni”

“molla dedem babamdı, kardeşlerim aç”


Comments

Popular posts from this blog

ÇİÇEK DÜRBÜNÜ

PARÇALAMANIN ÖZÜMSENMESİ

KIYIYA VURAN SANRILAR